İREVAN’DA MİMARLIK SANATI MİRZA KADİM İREVANİ .....                        Dünyanın ən yaxşı bacısı .....                        Dünya səyyahları Füzulidə .....                        Putin İlham Əliyevə təşəkkür etdi .....                        Polis gücləndirilmiş iş rejiminə keçdi .....                        Yağıntılar nə vaxt kəsəcək? - Nazirlik AÇIQLADI .....                        Kəlbəcər və Laçına qar yağır .....                        Masallıdakı qəzada yaralananların son durumu .....                        Naxçıvana qar yağır .....                       
Tarix : Bu gün, 13:32
İREVAN’DA MİMARLIK SANATI MİRZA KADİM İREVANİ
Azerbaycan sanatçısı telman Abdinov'un fırça ile çektiği resim

İREVAN’DA MİMARLIK SANATI

MİRZA KADİM İREVANİ


Batı Azerbaycan (İrevan) özbeöz Türk toprağıdır, amacım o topraklarda yaşamış kültür sanat ve eğitim konularında iz koymuş İrevanlı aydınları tanıtmaktır. Gazetede ilk olarak Batı Azerbaycan aydınlarından İrevan’da doğmuş Türk mimar Mirza Kadim İravani (1825-1875) anlatılacaktır. İrevan’da mimarlık sanatının mahir bilicisi olan, ünlü portre ustası, Mirza Kadim İrevani’nin sanat mirasının yaşatılması milli manevi değerlerimizin gün ışığına çıkarılarak gelecek kuşaklara aktarılması oldukça önemlidir. Mirza Kadim İrevan’inin anadan olmasının 200. Yıldönümü Azerbaycan Devlet başçısının serencamı ile üniversitelerde ve Almanyadaki “Medina Müzesi”n’de Ankara’da açılan Gerbi Azerbaycan adlı sergi ve geniş tedbirlerin geçirilmesi Mirza Kazım İrevani irsinin yaşatılmasına büyük katkılar sağlamıştır. Tarihimizi ve kültürel mirasımızı araştırmak korumak, yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak her bir Batı Azerbaycan Türkünün boynunun borcu olmalıdır. Çünkü tarih tekerrürden ibarettir. İrevan Türkleri bürgün o topraklara yeniden dönecekler.
19 yüzyılın başlarında Rusya’nın Güney Kafkasya’yı işgal etmesinden sonra yaklaşık 200 yüz yıl hiçbir devlet bu bölgeye Rusya sömürgecilik anlayışında olsa bile saldırmadı. Bu bölge halkları arasındaki savaşları durdurmuş, feodal yapıyı ortadan kaldırarak ticaretin ve belli bir ölçüde sanayinin gelişmesine olanak sağlamıştı. Bu bağlamda İrevan Hanlığında genel bir eğitim yapılmasa da okul ve medreseler vardı. İvan İvanoviç Şopen İrevan’da bulunan medreselerde din görevlilerinin çocuklara ders verdiğini belirtiyordu. Bununla beraber zengin İrevan zenginleri kendi çocuklarına özel eğitim imkânı sağlamaktaydı. Bu eğitim bilinen klasik anlamda okullarda değil, zenginlerin evlerinde verilmekteydi. İrevan Progimnazyasında hazırlık sınıfının Hocası Ermeni asıllı Stepan Zelinski “İrevan Kenti “adlı makalesinde 1880 yılında kentte bulunan mescitlerde sekiz öğretmenin görev aldığını ve 153 öğrencinin eğitim gördüğünü yazıyordu. Zelinski eğitimin ücretsiz olduğunu hatta başarılı çocuklara dönemin parasıyla 3-10 ruble arasında burs verildiğini de kaydetmekteydi.
19 yüzyılın sonlarına doğru Güney Kafkasya’da kültür, sanat edebiyat tiyatro alanında yaşanan gelişmeler genellikle bölgenin iki merkezinde Bakü ve Tiflis’te oluyordu. Bu durumu Bakü’nün petrol alanında sanayi merkezi, Tiflis’in ise siyasi ve idari anlamda merkez olması ile açıklamak mümkündür. Rusya bölgeyi işgal ettikten sonra ekonomik, sosyal, kültürel ve eğitim alanında bazı reformlar yaptı. Okulların açılması ve gazetelerin basılması belli izne tabi tutulsa da bir takın olumlu gelişmeler de yaşanmaktaydı. Ama Güney Kafkasya’nın Hıristiyan halkları karşılaştırıldığında Müslüman Türklerin belli bir süre kendisini bilinçli veya bilinçsiz olarak bu sürecin dışında tuttuğunu görmek mümkündü.
1896 yılında İrevan eyaletinin 1466 köyünde 45 okul olsa da daha sonraki yıllarda okul sayısı arttı ve sadece İrevan kazasında 38 okul vardı. Rusya arşiv belgelerine göre ise 1850-1879 yıllarında İrevan kaza okulunda ve 1868-1979 yıllarında İrevan Ortaokulunda toplam 769 Türk öğrenci eğitim görüyordu. Bu sayı Ruslarla ve diğer milletlerle kıyaslandığında oldukça düşüktü. Çarlık Rusya İrevan Hanlığını 1828’de işgal ettikten sonra ilk okul 14 Ocak 1832’de açıldı. İrevan’da ilk yatılı okul 1887’de İrevan Öğretmenler Seminaryesı 3 Kasım 1881’de açılmıştı. 1895’te Seminarye’nin faaliyeti ile ilgili yazılan raporda 1895-1895 yıllarında buradan mezun olan 123 kişiden 25’nin Türk, diğerlerinin ise farklı etnik grupları temsil ettiği bildirilmekteydi. Seminarya müdüri V. Dobrinin’in yazdığı rapor 1918’de 1915-1916 yıllarında 19, 1916-1917 yıllarında 22 ve 1917-1918 yıllarında ise 3 Türk gencinin mezun olduğunu göstermişti.
O zaman İrevan’daki aydınlardan Neriman Merimanbeyov’un girişimleri ile okullarda yaşlı Müslümanlar için de akşam kursları açılmıştı. Bu kurslarda da Türkçe ve Matematik dersleri verilirdi. 1902’de ise İrevan’da Rus-Tatar (Türk) Erkek Okulunun faaliyeti dikkate alınarak Muhammet Kengerlinski tarafından Rus-Türk Kız Okulu da açıldı. Kız okulunun destekçisi İrevan Vali Yardımcısı Knez Aleksey Çakodayev’in eşi Yelena Çakodayev idi. Ancak Kengerlinski Rus-Türk okullarının açılmasından kısa bir süre sonra 31 Ağustos 1905’te Batum’da Ermeni teröristler tarafından öldürüldü.
Bütün bu olumsuzluklara, zorluklara rağmen 19. yüzyılın sonlarında İrevan’da da halk eğitimi, kültür sanat, edebiyat vb. alanların genişlemesi için gayret sarfeten insanlar vardı. Bu aydınların başında Mirza Kadim İrevani, İsa Sultan Ağa Muhammed ve Hüseynağa Şahtahtlı kardeşleri, Şeyhülislam Fazıl İrevani idi. Onlar Türklerin değişen dünyaya ayak uydurmalarını, eğitim alanındaki sorunlarının halledilmesi, kitap gazete dergi ve broşürlerin yayımlanması için kendi sınırlı imkanlarıyla ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlardı. Bunlardan başka İrevan’da faaliyet gösteren aydınlardan Mirza Muhammed Kemerlinski, oğlu Molla veli Kemerlinski, Feridun Bey Köçerli, Mirza Celil, İbrahim Halil Novruzov. Nerimanbey Nerimanbeyov, Alihan İrevanski, Abbasgulu Han İrevanski, Penah Han Makinski İsmailbey Sefibeyov, Eyneli Sultanov, Molla Tağı Mahmutoğlu Mirza Elekber Elhanov, Abbas Mirza Memmedzade oğlu Mirza Cabbar Memmedzade ve adını sayamadığımız birçok aydınlar Türklerin eğitim ve kültürel çalışmalarına götüren bu yolda büyük emek ve gayret sarfetmişlerdi.
İrevan Hanlığının mimarlık ve tasviri sanat örnekleri hakkındaki bilgilerin çoğu depremden sonraki yıllara aittir. Kerpiçten ve taştan zevkle inşa edilmiş parmaklıklı, dört köşe kervansarayların, orijinalliği ve üslup zenginliği ile göz okşayan fıskiyeleri her kesi hayran bırakmıştı. Gürcü kervansarayının yetmiş sekiz, Culfa ve Serdar kervansaraylarının 39’ar kapısı vardı. Çeşmeli ve çeşmesiz şadırvanların hepsinde 74, Hacı Ali kervansarayında 40 dükkân olmuştur. J. Şarden Han sarayından görünen kervansaray hakkında şöyle yazıyordu.
“Kalenin sekiz yüz adımlık giriş yolu boyunca dükkanlar dizilmiştir.; çok güzel bir konağı andıran binanın içerisinde üç büyük dükkân, yanında bir mescit ve iki kahvehane vardır.” O, devrin yüksek mimarisi sayılan kale, onun ufuklara yükselen kulesi, kale içerisindeki saray, aynalı salonun yanında yapılmış mescitler, iki üç katlı binalar, zevkle yapılmış erkek ve kadın hamamları, mermer havuz, bezekli “Tebriz kapısı”, süs motifleri, gül çiçek resimleri, orijinal mimarlık kuruluşu ve tertip zenginliği İrevan Kalesine müthiş bir güzellik veriyordu.
Görüldüğü gibi İrevan şehrinin o zamanki mimarlık sanatı, Avrupa seyyahlarının hepsini, yazar Gribayedov’u, ressamlardan Maşkov’u ve G. Gagarin’i hayran etmişti. Han sarayının aynalı salonundan, kale mescidinin ve şadırvanların esrarengiz güzelliğinden ilhamla söz açan Avrupa’lı seyyah Lunç’un tasvir ettiğine göre Han sarayının içerisindeki sayısız hesapsız aynalar etrafa pırlanta gibi ışık saçıyormuş. Salonun tavanı ve duvarları baştan başa süslerle bezenmişti. Çiçek, kuş resimleri, keten üzerinde yağlı boya ile işlendikten sonra duvarlara yapıştırılmış zarif haşiyeli resimler (Fetali Han, oğlu Abbas Mirza, Hüseyin Kulu Han, kardeşi Hasan Han’ın resimleri) oldukça dikkat çekiyordu.
İrevan’daki eski mimarlık ve tasviri sanat örneklerine hayranlık duyan yabancı gezginler, araştırmacılar, yazarlar maalesef bu mimarlık numunelerini İran-Fars ve Çin mimarlığına ait etmişlerdir. Ressam Lunç’un yazdığına göre Han sarayı ile aynalı salon “Fars mimarlık mektebine ait parlak bir anıttır.” İ. Şopen’in yazdığına göre Han sarayı güya, “Çin mimarlığı üslubunda yapılmıştır.” Çarlık Rusya’sı döneminde Han sarayında bulunan Gribayedov ise salondaki süslü tavanları “Japon bezekleri” olarak adlandırmıştır.
1880’li yıllarda İrevan’a gelen arkeolog Uvarov’a ise İrevan kalesinin ve mescidin halini görünce şöyle yazmıştı:
“Ah, asırlar boyu yapılagelen bu sarayları yer yüzünden silmek için neler etmiş, ne kadar çalışmışlar…”
Uvarov’a yıkılıp dağıtılan Han sarayının muhteşemliğinden hatıra kalan salonu süslü ve bezekli bir çay kutusuna benzetmiştir. Gök mescittin uzaktan dikkati çeken minaresine hayran olduğunu bildiren arkeolog şöyle yazıyordu: “Gök mescittin minaresi üzerinde gururla boylanan şemsiye sangi Türk Müslüman aleminde tuttuğu yeri ne kadar mühim olduğunu bütün dünyaya ispat etmek istiyor.” İlginçtir ki Türklere ait olan bütün bu saraylar ve mescitlerden övgü ile bahseden Uvarov’a da saraya bitişik mesciti Fars mimarlığına ait sanat eseri olarak göstermeye çalışmıştır. Görüldüğü gibi yabancı seyyahlar Türklere ait olan mimarlık eserlerini, sanat abidelerini Fars, Çin, Japon mimarlığı gibi göstermeye çalışmışlardır. Nitekim, İrevan’a gelen bütün Avrupa gezginlerinin yol kayıtlarındaki deliller İrevan’da yapılan sanat abidelerinin, muhteşem sarayların bütünüyle Türk mimarisine ait olduğunu ispat ediyor.
Taverniye İrevan’daki Gök mesciti “İslamın firuzesi” diye adlandırmıştır. yapılan bütün mimarlık abidelerinde Türk ustalarının, mimarlarının adı kullanılmıştır. Adı geçen Gök mesciti de 1465 yılında ünlü Türk mimarlarından Azerbaycanlı Nimetullah yapmıştır. O devirde Meşhed şehrinde Mecnun Şah camisini ve Herat’ın meşhur medresesini inşa eden ünlü Hacı Ali Hafız da Azerbaycan Türklerindendi. Azerbaycan Türkü olan Ahmet Şemistan ise Semerkant’ta Bibi Hanım mescidini inşa etmişti. Azerbaycan’ın ünlü mimarları ve sanatkarları yalnızca Azerbaycan’da değil, bütün şarkta tanınıyorlardı. Gence şehrindeki Şah Abbas ve İrevan’daki Gök mescit Azerbaycan mimarlarının sanat örneklerindendir.
İrevan’daki Han sarayının odalarında ve aynalı salonun duvarlarındaki resimleri 19 yüzyılın 50’li yıllarında yapan, ayrıca Fetali Hanın, Abbas Mirza’nın, Hüseyin Kulu hanın resimlerini yağlı boya ile keten üzerinde çizerek duvara yapıştıran yine Azerbaycanlı Türk mimar Mirza Kadim İravani (1825-1875) olmuştur. İrevan’da mimarlık sanatının mahir bilicisi olan, ünlü portre ustası, Mirza Kadim İevani yaşamı boyunca İrevan ve Tiflis’ten dışarı çıkmamıştır. Bizler İrevan Türkleri Mirza Kadim İrevaniyi Fars, Çin, Japon gibi değil İrevanli dülger tahta oyma ustası Muhammed Hüseynin oğlu, mimarlık sanatının ustası Mirza Kadim İrevani olarak tanıyoruz. İrevan’daki sanat ustaları yazarlar mimarlar kendilerine İrevan’dan olduklarını yansıtmak için özellikle İrevanlı mahlasını kullanmayı tercih etmişilerdi. O devirde irevanni, İrevanski, İrevanli mahlasları geniş yayılmıştı.

Sevil İRƏVANLI,
Uluslararsı Vizyon Üniverseti
Şimali Makedonya Gostivar.


Paylaş



Bölmə: İrəvan / Karusel / Xəbər lenti
Fikirlər
Sorğu
Saytımızda hansı mövzulara daha çox yer verilməsini istəyirsiniz?


Son buraxılışımız
Facebook səhifəmiz
Təqvim
«    Mart 2026    »
BeÇaÇCaCŞB
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031 
Reklam
Hava
Valyuta
Reklam

Sayğac
Xəbər lenti
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Foto
Tanınmış telejurnalist vəfat edib


Tanınmış telejurnalist vəfat edib

Tanınmış telejurnalist Nailə Əkbərova vəfat edib.
Bu barədə onun dostları məlumat yayıblar.
O, ağır xəstəlikdən əziyyət çəkirmiş.
Əkbərova Nailə Ənvər qızı 27 avqust 1963-cü ildə Şamaxı şəhərində anadan olub. Azərbaycan Dövlət Mədəniyyət və İncəsənət Universitetinin məzunudur. 1981-ci ildən Azərbaycan Dövlət Televiziyasında çalışmağa başlayıb. 1997-2006-cı illərdə musiqi verlişləri baş redaksiyasında baş rejissor vəzifəsində çalışıb.
2006-ci ildə “Space” telekanalında bir neçə verlişin rejissoru işləyib. 2009-cu ildən TRT telekanalının əməkdaşıdır. TRT Avaz-da yayımlanan “Qafqazlara əsən yellər” proqramının müəllifi, rejissoru və aparıcısı olub. Azərbaycanda ilk klip yaradıcılarındandır.
Allah rəhmət etsin!
Video
"Vətən Qəhrəmanları" Şəhid İlyas Nəsirov


All rights reserved ©2012 Butov.az
Created by: Daraaz.net Wep Developer By DaDaSHoV
MATERİLLARDAN İSTİFADƏ EDİLƏRKĦƏN PORTALIMIZA İSTİNAD ZƏRURİDİR!!!